Genetik Bilimi İle Erken Kanser Tanisi

Günümüzde gitgide artan kanser vakaları nedeniyle özellikle ailesinde kanser bulunan insanlar acaba bende kansere yakalanacak mıyım? Diye korkuyor ve merak ediyor. Ama genetik bilimi sayesinde kansere yatkınlık artık belirlenebiliyor. Eğer ailede kanserli birden fazla birey varsa kişiler öncelikle tabiki tıbbi onkologlar ile görüşür ama sonrasında bir tıbbi genetik uzmanıyla görüşmesini öneriyoruz.

Tabi genetik uzmanı ile yaptığı görüşmede hem aile öyküsünü bildirecek hem de ailede kaç kişi var? Yatkınlık nasıl bir türde geçiyor? Başvuran kişinin öncelikli olarak ailesindeki kanserli olgular ve kanserin türüne göre hakikaten bir yatkınlık ihtimali var mı, yok mu? Bunlar tabii genetik uzmanları tarafından bir hesaplama şeklinde belirleniyor ondan sonrasında.

Kanserin türüne göre bilinen genler laboratuvarımızda işte bu şartlarda incelemesi yapılıyor. Kanser teşhisi için önce ailedeki kanserli bireylerde test yapılıyor. Ailede kanserli birey varsa örneğin hastamız geliyor 30 yaşında ve diyor ki hocam annem 35 yaşındayken meme kanseri teşhisi almıştı. Anneannemde meme kanseri tanısı var, onu kaybettik. Teyzemde meme kanseri tanılı hayatta bende riskli olduğunu düşünüyorum.

genetik bilim ile erken kanser tanisi 150x150 Genetik Bilimi İle Erken Kanser Tanisi

Nasıl bir test yaptırmalıyım diye bize başvuruyor.

Öyle bir durumda. Bizde öncelikle hayattaki kanser tanısı almış bireyi çağırıyoruz. Çünkü ilk önce onunda görmemiz gerekiyor. Orada gerçekleşmiş bir durum var. bir kanser tanısı var. O kişide önce bakıyoruz, genetik farklılığı bulduktan sonra aktarabileceği kızları çocuk, erkek çocukları kim varsa ailede bir aile ağacı çiziyoruz. Riskler belirleniyor. Ondan sonra bize başvuran genç hanıma diyoruz ki. Evet annenizde bunu bulduk. Şimdi sizi arayabiliriz. Ve onu burada gördüğünüz laboratuvar şartlarında ilgili genin ilgili değişikliğine analiz ediyoruz.

Eğer taşıyorsa da ailesindeki kanserli birey sayısına. Veya işte bu mutasyonu taşıyıp kanserleri geliştirmiş vakaları da bir araya getirerek bir risk belirleyip ona göre yönlendirmesini yapıyoruz. Tıbbi genetik bilimi sayesinde kişinin taşıdığı kanser türü erken teşhis edilerek hasta takibi başlıyor. Ailedeki kanserli olgu sayısına göre. Bu taşıdığı genetik farklılığın. Kansere dönüşme ihtimalinin oranına ihtimaline göre bazı ailesel kanserler için koruyucu cerrahiler öneriyoruz.

Çoğunluğu içinde daha erken yaşlarda daha sık takipleri öneriyoruz. Yine onları tabiki tıbbi onkologlar veya ilgili branşlara yönlendirerek örneğin bir meme kanseri ailesi varsa otuzlu yaşlarda mamografi önermiyoruz belki ama onun yerine daha uygun görüntüleme yöntemleriyle ama daha sık aralıklarla yani kırkın üzerinde standard a başlamadan daha otuzlu yaşlarda kontrollerine başlamasına herhangi küçük lezyon da erken tanı şansının olabileceğini bildiriyoruz.

Yatkınlık belirlendi ise ortaya çıktı ysa mutlaka kanser gelişme kişide, işte en güzel anlaşılması gereken en doğru anlaşılması gereken kısım da bu. Eğer biz kişide geldi, genetik farklılık görüyorsak bu illaki kanser olacak demek değil. Tespit edildiği zaman ona göre bir kişiye özel yönlendirme yapıyoruz. Bazı kanser türleri için koruyucu tedaviler mümkün oluyor. Tedavilerinde cerrahi oluyor.

Ama çok çok az bir kısmında meme, yumurtalık gibi diğer kanser türlerinde yapılabilecek tek şey, erken yaşlarda takiplerinin, kontrollerin yapılması.

Genetik incelemeler, belirli kanser türlerinde uygulanıyor. Sevgili izleyiciler testlerin süresi de yaklaşık 34 hafta sürüyor. Akciğer kanserlerinde kolonda meme kanserlerinde ve belirli bazı beyin tümörlerinde bu seçenekleri hastalarımıza bu testleri kullanarak sunma imkanımız oluyor.
Abi sayesinde tespit edilen kanser türünü tedavi seçeneği de belirlenebiliyor.

Son yapılan çalışmalar örneğin beyin kanserlerinde beyin kanserlerinin alt gruplarını tanılama da artık genetik markalara belirteçleri bakarak bu hastaların alt grup tanımları konuluyor ve tedaviler de bu aşamada bunlarla birlikte yol alıyor.

Yapılan yeni gelişmeler, kanserinin alt türde gösterdiği mutasyonlara bağlı olarak kullanılacak kemoterapötik ajanın bu hastalık açısından daha sensin, yani daha hassas ya da daha dirençli olduğunu gösterebiliyor.

Bu da tıbbi onkologlar oln ilaçlarını tercih ederken hastalarını tedavi etmekte kullandıkları önemli bir araç haline geldi. Burada ki mutasyonları belirleyerek yine hastadan biyopsi örnekleri almadan.

Yani invaziv bir yöntem kullanmadan ve hastayı daha fazla ajite etmeden kullanılacak ilaçları da belirleyebilme şansımız söz konusu. Uygulanan tedaviden sonra da hastalığın seyrini yine ilgili dna’sının miktarını takip ederek e 3 aşağı 5 yukarı tahmin edebiliyoruz. Kanser artık genetik bir hastalık olduğu zaten kabul ediliyor ve bu hastalıkların tanısı konurken artık genetik teknolojisinde oldukça fazla yararlanıyoruz.

Yorum Yaz

72 − 63 =